Ulusal Etkinlikler

 

7 Nisan Dünya Sağlık Günü’nde ‘Vektörlerle Bulaşan Hastalıklar’ teması işlenmiştir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Anayasası’nın yürürlüğe girdiği 7 Nisan 1948 ‘Dünya Sağlık Günü’ olarak kutlanmaktadır. 7-13 Nisan haftası arası ise ‘Sağlık Haftası’ olarak kabul görmektedir. Her yıl bu tarihlerde başka bir temaya ilişkin bilgilendirme etkinlikleri yürütülmektedir.

Sağlıklı yaşam, her bireyin doğumuyla elde ettiği bir haktır. Bireylerin sağlıklı olması toplumların sağlık düzeylerini yükseltmektedir. Sağlığın tanımı yapılmasından bu yana 66 yıl geçmiştir, bu süreç içinde bireylerin sağlığı ile ilgili büyük kazanımlar elde edilmiştir. Sağlığın tanımlandığı yıllarda doğumda yaşam beklentisi 50’leri bile bulmazken bugün dünya genelinde 70 yıla ulaşmış durumdadır. Ancak yaşanan ilerlemeye karşın halen ülkeler arası ve ülke içi eşitsizlikler devam etmektedir.

DSÖ 2014 yılı teması ‘vektörlerle bulaşan hastalıklar’dır:

Ufak bir ısırık, büyük bir tehdit!

Bugün bir yandan yeni hastalıklarla karşılaşırken diğer yandan yeniden sorun haline gelen hastalıkları da kontrol altına almak durumunda kalıyoruz. Vektörlerle bulaşan hastalıklar arasında yeni çıkanlar ve yeniden salgın haline gelenler yer almaktadır.

Vektörler hastalıkların insan veya hayvanlara bulaşmasını sağlayan canlılardır. Sivrisinek, sinek, kene, su yılanı ya da başka vektörlerle bulaşan sıtma, şark çıbanı, şistozomiazis, deng, lyme hastalığı, Kırım Kongo Kanamalı ateşi, Hanta virüs enfeksiyonu gibi hastalıklar sebebiyle her yıl yaklaşık bir milyar insan hastalanmakta, bir milyondan fazla insan yaşamını yitirmekte ve bir bu kadarı ise kronik hastalıklara sahip olmaktadır. Dünyada ölüme en fazla sebep olan vektörle bulaşan hastalık sıtmadır. Sıtmaya bağlı ölümlerin %90’ı, Afrika kıtasında olup; dörtte üçü de beş yaş altı çocuklarda görülmektedir.

İklim değişikliği, doğal yaşam alanlarının bozulması, artan uluslararası ticaret ve seyahat daha fazla sayıda insanın vektörlere maruz kalarak hastalanmasına neden olmaktadır. Bu hastalıklardan en fazla mezra ve gecekondu bölgelerinde yaşayan, yoksul ve sağlık hizmetlerine ulaşımı sınırlı olan kesimler etkilenmektedir. Yaşam koşullarının, temiz su ve sanitasyon koşullarının iyi olmaması ile beslenme ve bağışıklığın yetersiz olması bu hastalıklara karşı hassasiyeti arttırmaktadır.

Vektörlerle bulaşan hastalıklar önlenebilir niteliktedir. DSÖ Başkanı Dr. Margaret Chan Dünya Sağlık Günü dolayısıyla verdiği basın bülteninde, çok ucuz maliyet ile vektörlerle bulaşan hastalıklardan korunulabileceği yönünde vurgu yapmıştır. Geçerliliği kanıtlanmış korunma yöntemleri bulunmakla beraber sıklıkla çevresel düzenlemeler öncelikli müdahaleler olmaktadır. Vektörlerle mücadelede:

  • Çevresel Mücadele Yöntemleri: Vektörlerin üredikleri yerin ortadan kaldırılması etkili bir mücadele yöntemidir. Kanalizasyon sisteminin ıslahı, bu alanların doldurulması ya da yeniden düzenlemesi bazı sık görülen çevresel düzenleme örnekleridir. Bataklıkların tamamen kurutulup yok edilmesi oldukça güç görünse bile, yerleşim yerlerinde dışkı, çöp, gübre ve organik atıkların açıkta bulunmaması, evlerde toz ve toprağın olmaması vektörlerin üremesini durduran ve zararlı etkilerini ortadan kaldıran önemli faktörlerdir.
  • Kimyasal Mücadele Yöntemleri: 1950 yılında insektisit kullanımı haşere kontrolünde önem kazanmıştır. Kullanılan maddelere insektisit denilmektedir. Kimyasal olmayan yöntemler de vektör kontrolünde mümkündür.
  • Biyolojik Mücadele Yöntemleri: Biyolojik yollarla vektörlerin larvalarını yiyen hayvanlar üreterek çoğaltmak vektör mücadelesinde kullanılabilecek yöntemler arasındadır.

Vektörlerin insektisit direncindeki artma ile birlikte toplumların değişen durumlara uyum süreci, hastalık ile eş zamanlı olarak kontrolünün sağlanması gerekliliği, multisektöryel yaklaşımlara geçilmesi, bazı hastalıkların elimine ya da kontrol edilebilmesi, uluslararası zorunluluklar ve vektör kontrolünde destek sağlamak için artan istek vektör kontrolü konusunda bir politika geliştirme zorunluluğunu doğurmaktadır.
Ülkelerin hastalıkları önleme ya da var olan durumlarını koruma isteği vektör kontrolü konusunda bütünleşik bir yaklaşım gerektirmektedir. Devam ettirilebilir stratejilere ihtiyaç duyulmaktadır. Uygulamalar, araştırmalar ve eğitimler için destekler son yıllarda giderek artmaktadır. Birçok ülke binyıl kalkınma hedeflerine ulaşma konusundaki katkısının farkında olarak, vektör kontrolüne önem vermektedir.
Bütünleşik vektör kontrolü (Integrated vector management: IVM) geliştirme adımları;

  • Savunuculuk, halkın seferberliği ve yasal düzenlemeler
  • Sağlık sektörü ve diğer sektörler arası işbirliği
  • Entegre yaklaşım
  • Kanıta dayalı karar verme
  • Kapasite geliştirme

Bütünleşik vektör kontrolü ile sorunların çözümü daha etkili bir yolla sağlanırken, maliyet etkin, çevre dostu ve sürdürülebilir müdahaleler planlanması sağlanması amaçlanmaktadır. Bütünleşik vektör kontrolü düzenli bir izlem ve değerlendirmeyi de mümkün hale getirmektedir. Mevcut politikaların etkileri değerlendirilmekte, eksiklikler ortaya konabilmektedir.
Vektörlerle bulaşan hastalıklardan korunma konusunda DSÖ’nün bireysel uygulama önerileri bulunmaktadır. Bunlar:

  • Seyahate çıkmadan önce gidilecek yerde yaygın olarak görülen hastalıklara karşı aşı olunması.
  • Korunma yollarına yönelik hekim görüşü alınması
  • Uygun şekilde giyinmenin sağlanması
  • Sivrisinekleri ortamın dışında tutulması için eğer varsa pencere teli kullanılması
  • Eğer kalınacak yerde sıtma veya leishmaniasis riski varsa orada cibinlik/insektisit emdirilmiş cibinlik kullanılması
  • Kenelere karşı vücudun düzenli olarak kontrol edilmesi, kene tutunmuşsa çıplak elle dokunmadan, cımbız, eldiven, bez, naylon poşet gibi bir malzeme ile çıkarılması, kenelerin enfekte olduğu bölgeden gelindiğinde kalınacak yere girmeden önce kıyafetlerin, çantaların ve diğer eşyaların kontrol edilmesi
  • Hasta insan ya da hayvanların kan, salgı, organ ya da diğer vücut sıvılarıyla temas edilmemesi
  • Keneyle bulaşan ensefalitin görüldüğü yerlerde pastörize edilmemiş süt ürünlerinin kullanılmaması
  • Sivrisinek ya da tatarcık sokması ya da kene tutunması durumunda yurtdışında bir yerde tedavi başlanırsa, tedaviye ülkesinde edilmesi

Ülkemizde de son yıllarda vektörlerle bulaşan hastalıklardan olan sıtma savaşında başarıya ulaşılmış, ancak Kırım Kongo Kanamalı ateşi, leishmaniasis öncelikli sağlık sorunları arasında yer almaya başlamıştır.
Son iki on yıl içerisinde vektörlerle bulaşan hastalıklar tekrar bir tehdit oluşturmaya başlamıştır. Milyonlarca kişinin ölümüne yol açan ve hastalığa sebep olan vektörlerle bulaşan hastalıklar önemli bir halk sağlığı sorunudur ve önlenmesi konusunda müdahaleler gerektirmektedir.

 

Halk Sağlığı Enstitüsü Müdürü
                                                                                      Prof. Dr. Hilal ÖZCEBE  

 

 *DSÖ yayınlarından yararlanarak hazırlanmıştır.

 

 

Etkinlik broşürü için tıklayınız...

Etkinliğe ilişkin fotoğraflar için tıklayınız...

 

Prof. Dr. Sibel Ergüven'in sunumu için tıklayınız...

Doç. Dr. Sibel Aşçıoğlu Hayran'ın sunumu için tıklayınız...

Dr. Z. Özlem Kurtcebe'nin sunumu için tıklayınız...


Hacettepe Üniversitesi Halk Sağlığı Enstitüsü 06100 Sıhhiye / ANKARA